16/9/2008 · Kategori: seyahat

Brüksel
Belçika’nın
Belçika (Hollandaca: België, Fransızca: Belgique, Almanca: Belgien),
Kuzey Avrupa'da bulunan, Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkedir.
Federal devlet yapısına sahip olup, Hollandaca'nın bir lehçesinin
resmi dil olduğu Flaman Bölgesi (Vlaanderen), Fransızca'nın resmi
dil olduğu Valon Bölgesi (Wallonie) ve her iki dilin de resmi
sıfatını taşıdıkları Brüksel Başkent Bölgesi
(Région de Bruxelles-Capitale)'den oluşur....
Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
başkenti.
Zenne Irmağı kıyısında kuruludur.
Şehrin nüfûsu 140.000 civârında olup, Büyük Brüksel denilen
ve 19 özerk komünden meydana gelen metropolitanın nüfûsu
ise bir milyon civârındadır. Brüksel ülkenin en büyük yerleşim
alanı ve kültür merkezidir. Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET),
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (ECSC), Avrupa Atom Enerjisi
Topluluğu (Euratom) ve
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilâtı (NATO) gibi kuruluşların merkezleri
Brüksel’dedir. Bu özelliği ile ekonomik ve siyâsal bakımdan dünyâca
önem taşır. Resmî dilleri Flamanca ve Fransızca olup daha ziyâde Fransızca konuşulur.Belçika’nın 1830’da bağımsız bir krallık hâline gelmesinden
sonra gerek eski Brüksel ve gerekse bağlı bucakları ile Büyük Brüksel
çok hızlı genişlemeye başlamıştır. Zenne Irmağı Vâdisi boyunca ve ırmağın
kolları arasındaki platolar üzerinde giderek binâlar yapılmıştır. Bölgedeki
göller doldurulmuş, akarsuların da üstü kapatılarak boşaltım kanallarına dönüştürülmüştür.Brüksel, kamu kuruluşlarının, devlet dâirelerinin
ve konut semtlerinin yer aldığı yukarı kesim ile ticârî üretim etkinliklerinin
ve milletlerarası kuruluşların yer aldığı aşağı kesim şeklinde ikiye
bölünmüştür.Brüksel’de mâdencilik, metalürji, kimyâ, kâğıt,
seramik ve besin sanâyii gelişmiştir. Bunların yanısıra geleneksel
el sanatları da yaygındır. Brüksel’deki en önemli eğitim kurumları
arasında Brüksel Bağımsız Üniversitesi başta olmak üzere, Saint Louis
Enstitüsüne bağlı Katolik yüksek okulları, fen bilimleri, tıp, Fransız dili
ve edebiyatı, Flaman dili ve edebiyatı konularında eğitim veren kraliyet
akademileri ve bir de yüksek askerî okul sayılabilir. Kültürel alanda da
müzik, tiyatro, sinema ve televizyon çok ilgi ve destek gören alanlardır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
14/9/2008 · Kategori: seyahat
Hollywood'dan SevgilerHollywood, (okunuşu → Holivud) Amerika Birleşik Devletlerinin Kaliforniya eyaletinde bulunan Los Angeles kentinin bir bölgesidir. Kent merkezinin kuzeybatısında yer alır. Sinema stüdyolarının ve film yıldızlarının oturduğu evlerin bu bölgede yoğunlaşmasından dolayı Hollywood Amerikan sinema endüstrisiyle özdeşleşmiştir.ABD'de yapılan ilk filmler New York kenti civarında çekilmişti. 1900 yıllarına doğru Kaliforniya'da ilk filmler yapılmaya başlandı. Kaliforniya'nın tercih nedeni daha güzel bir havaya ve açık alanlara sahip olmasıydı. Ayrıca bir diğer nedeni de ünlü buluşçu Thomas Edison'a sinema konusundaki patentlerinden dolayı ödeme yapmaktan kaçınmaktı. Thomas Edison sinema dalındaki birçok patent haklarını elinde bulunduruyordu. New York bölgesinde Edison'un avukatlarına ödeme yapmamak mümkün değildi. Kaliforniya'da Edison'un avukatlarının etkisi azdı ve gerekirse Hollywood'un Meksika sınırına yakınlığından dolayı polisten kaçarak Meksika'da saklanmak mümkündü.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
8/9/2008 · Kategori: seyahat
Altın havuzlu otelin gecelik zararı 150 bin $

Altın havuzlu otelin gecelik zararı 150 bin $
70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen, havuzu beyaz altın kaplı Atteleia Shine Luxury Otel'de kaç kişi kalıyor
12 Ağustos 2008 Salı 11:07
70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen, havuzu beyaz altın kaplı Atteleia Shine Luxury Otel, Antalya Belek'te açıldı. Açılır açılmaz da lüks otelleriyle ünlü Belek'in 'en pahalı oteli' unvanını eline geçirdi.Çünkü bu otelin kral dairesinde bir gece konaklamanın fiyatı 18 bin dolar. Otelin, 65 metrekare olan en ucuz odası ise gecelik 600 dolar.
Shine Otel'in yatırımcısı Aköz Şirketler Grubu'nun Başkanı ve aynı zamanda Beşiktaş'ın eski asbaşkanı Faik Akdil, saray ihtişamında bir otel yaptıklarını, bu nedenle 50 milyon euro olarak öngörülen yatırım tutarının 70 milyon euroyu aştığını, açılışın da tahmin edilenden çok daha geç olduğunu belirtti.
300 odalı Shine Otel'in şu anda sadece 17 odası dolu. Faik Akdil, talebin düşük olmasını, otelin yeni olmasına ve henüz yeterince iyi tanıtılmamasına bağlıyor. Akdil, her müşteri için özel bir personelin tahsis edildiği otelin 1 gece boş kalmasının maliyetinin ise 150 bin dolar olduğunu ifade ediyor. Akdil, bu yıl için Shine'da 2 bin-2 bin 500 kişi ağırlamayı öngörüyor.
İtalyan kumaşına 5 milyon euro
Avrupa'nIn en lüks oteli olma iddiasıyla yola çıkılan Shine Otel'de, bu doğrultuda masraftan kaçınılmamış. Afyon'daki ocaklardan özel olarak Shine için çıkarılan mermerler, İstanbul'a götürülüp kesilmiş, sonra Antalya'ya getirilmiş. Shine'ın sadece mermer masrafıyla küçük çaplı bir otel inşa edilebilir. 76 kilometre mermer için harcanan miktar 8 milyon euro civarında. Otelin mobilyaları ise Fransa'dan getirilen antikalardan oluşuyor. İpeklerin de İtalya'dan ısmarlandığını vurgulayan Aköz, tekstile harcanan paranın 5 milyon euroyu, aydınlatma kaleminin ise 5 milyon doları bulduğunu belirtti.
'W. Bremen ve Schalke gelmek için can atıyor'
Otelde uluslararası turnuvaların düzenlenebileceği 16 tenis kortu, 3 bin metrekarelik spa & thalasso merkezi ve FIFA standartlarında 2 futbol sahası bulunuyor. Shine'ı bir spor kompleksi olarak düşündüklerini vurgulayan Akdil, “Alman takımları W. Bremen ve Schalke, gelmek için can atıyor' dedi.
Kütüphane bile var
Shine Otel'in 1.200 metrekarelik havuzunun tabanındaki orta kısım beyaz altınla kaplı. Akdil, altın havuzun metrekaresinin 400 dolara mal olduğunu, SPA havuzunda kullanılan 150 -170 metrekare altınla birlikte toplamda 1.400 metrekare altın kullanıldığını söyledi. Yani havuzdaki altının Akdil'e maliyeti 560 bin dolar civarında. Otel'de ayrıca bir cep sineması ve çoğu İngilizce kitaplardan oluşan 250 metrekare bir kütüphane, bir şarapevi, briç salonu, puro odası ve bowling salonu bulunuyor
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
7/9/2008 · Kategori: seyahat
İtalya'nın çizme şeklindeki yarımadası Alplerden Sicilya'ya kadar 1210 km uzunluğunda ve 170 ila 240 km genişliğindedir. Ülkenin toplam yüzölçümü yaklaşık 300.000 km2'dir.
İtalya, Dogu, Batı ve Güney tarafından Ligure Denizi, Tiren (Tirreno) Denizi, Ionia (İyonya) Denizi ve Adriyatik Denizi ile yaklaşık 7400 km'lik sahil şeridi ile çevrilmiştir. Kuzeydeki Alp Dağlari ile kendisine karadan komşu olan ülkeler; Fransa, İsviçre ve Avusturya'dır. Apenin Dağları Kuzeydeki Alp dağlarından başlayarak Güneydeki Sicilya Adasına kadar uzanmaktadır. ilk kez ziyaret edecek olanlar aşağıdaki şehirleri mutlaka görmelidirler: Gezi yerleri ve anıtlarının bolluğuyla ziyaretçilere meydan okuyan ;
Roma.
Herkesin elinden geldiğince görmesi gereken yerler: Capitoline Tepesi ve Forum, Colosseo (Kollezyum), San Pietro (St. Peter) Bazilikası, Vatikan Müzeleri (Sistina Şapeli), Pantheon, Santa Maria in Trastevere Kilisesi, Fontana di Trevi (Aşk Çeşmesi), Antik Appia Yolu ve 'Catacomb'lar, Caracalla Termalleri, İspanyol Merdivenleri, Villa Borghese ve şehrin Pincio ve Gianicolo Tepelerinden panoramik manzarasına bakış.
Ölümsüz şehir Roma, engebeli bir bölgede bulunan 7 tepe üzerine kurulmuştur. Bal-renkli çeşmelerin şehri, Augustus tarafından yaratılan mermerler şehri, efsanalere göre M.Ö. 753 yılında Romulus (Romolo) tarafından kurulmuş.
Tiber (tevere) Irmağı üzerinde ve Tiren Denizine yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan Roma, hiç şüphesiz, dünyanın hakkında en fazla yazılar yazılan, resimlerle güzellikleri sergilenen ve en fazla övülen şehirlerinden bir tanesidir. Onun hakkında daha fazla şeyler söylemek veya cazibesini özetlemeye çalışmak çok kolay bir iş değildir.
Roma, 1870 yılından beri İtalyan Cumhuriyeti'nin başkenti ve Papalığın ikamet yeridir. Kendisine önemli mimari özellikler saglayan sayısız anıtları, gözalıcı seması ve mükemmel konumu açısından karşılaştırılamayacak güzellikteki Roma, büyük modern bir metropolitan şehir izlenimi vermektedir. Batı uygarlığının beşiği ve Katolik dininin kalbi olan Roma, bugün İtalya'nın siyasi, idari ve kültürel hayatının merkezidir. Tipik özelliklerini gösteren en önemli noktaları; Piazza del Campidoglio, Via dei Fori Imperiali, San Pietro Meydanı, Pincio, Villa Borghese, Gianicolo Tepesi ve antik Appia karayoludur.

Floransa
(Firenze) entellektüellerin başkenti. Coğrafi olarak ülkenin yaklaşık tam ortasında, Arno Irmağı ile ikiye ayrılmış, Toskana'nın yuvarlak tepeleri ile çevrili olan Floransa'nın etkisinde kalmamak olanaksızdır.
Burası, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dante, Machiavelli, Galileo ve Medici'lerin şehridir. Bankerler ve terziler şehri olan bu küçük şehir, Rönesans'ın doğduğu merkezdir.
Floransa, yürüyerek gezilebilir. Ziyaretçiler, 384 basamaklı Santa Maria del Fiore Katedralini mutlaka görmelidirler. Katedral, Yüksek Gotik tonozlu yalın iç bölümü ve çevresindeki yapılar ile bilinmaktedir. Giotto tarafından inşa edilmiş Kilisenin çan kulesi, çok renkli mermerlerle yapılmıştır; Romanesk yeşil-ve-beyaz mermerli Vaftizhane, Cennet Kapısı olarak adlandırılan Doğu Kapısı ile meşhurdur.
14. yüzyıla tarihlenen ve bir kapalı köprü olan Ponte Vecchio Fiorentina'nın sınır taşı konumundadır. Kuyumcu mağazaları 16. yüzyıldan beri köprünün her iki tarafında birer dizi oluşturmaktadırlar. Loggia della Signoria, eski saray ve Uffizi Müzesi ile cevrili Piazza della Signoria, Michelangelo'nun meşhur David (Davut Peygamber) heykelinin (orijinali komşu semtte bulunan Güzel Sanatlar Akademisindedir) de bulunduğu heykellerle donatılmış bir açık hava müzesi gibidir. Michelangelo ile aralarında Galileo'nun da bulunduğu 274 kişinin mezarı Santa Croce Kilisesindedir. Donatello, Giotto, Cimabue ve Brunelleschi tarafından yapılan çalışmaların bulunduğu yaklaşık 135m uzunluğundaki Kilise, Floransa'nın eski mahallelerinden birisinde bulunmaktadır.
Venedik (Venezia)
San Marko Katedrali, Çan Kulesi ve Doge Sarayı ile San Marko Meydanı.
Venedik meşhur ressamların evi, bir zamanların güçlü cumhuriyetlerinden birisinin başkenti, kanallar tarafından bölünmüş, su üzerine inşa edilmiş, gondollar ve sarayların rüya şehri.
La Serenissima (huzur dolu) deniz ve gökyüzü arasında topografik bakımdan dünyada eşi ve benzeri bulunmayan, yarım ay şeklindeki 'Laguna''sında bulunan 118 ada, 180 kanal ve 400 köprüden oluşan büyüleyici şehir.
Şaşılacak kadar olağanüstü güzellikteki bu şehir bir zamanlar Adriyatik'in Prensesi olarak adlandırılmaktaydı. Doğu mimarisinin harikulade mücevheri olan Venedik'in inanılmaz sayıdaki kiliseleri ve tarihi sarayları, mermerin fantaziye benzer rüyasında mükemmel bir uyum içerisindedirler.
Çok sıkça, geçmişin canlı müzesi olarak tasvir edilen Venedik, onu tanıyanların romantik yanını ortaya çıkarmaktadır.

Bugün, sahip olduğu istisnai konumu ile Venedik, kendi varlığına bir tehdit oluşturmaktadır.
Üzerine kurulduğu toprak parçasının doğası, onun yavaş bir şekilde batmasına ve onu çevreleyen suyun da seviyesinin yükselmesine sebep olmaktadır. Birçok ölçümler yapılmakta ve şehrin kurtarılması için gerekli olan projeler ve araştırmalar yapılmaya devam edilmektedir.
Ziyaretçiler için çok farklı bir özelliği vardır Venedik'in: Olağanüstü heyecen verici gondol gezintisi başka hiç bir şehirde yoktur. Burası, küçük sokaklardan ve 180 adet minik kambur-sırtlı köprülerden oluşan bir labirent olduğundan arzu edenler elbette yürüyerek de gezinti yapabilir. Burası alışveriş ve fotoğraf çekme meraklıları için cennettir (deri eşyalar, cam ve kristaller ve sayısız hediyelik eşyalar).

En iyi mevsimler İlkbahar ve Sonbahardır. Lido'daki Film festivalleri, Büyük kanaldaki Tarihi Kraliyet Regattası, vb. ile Venedik'de "mevsim" yazındır. Her iki yılda bir (çiftli yıllar), Haziran - Ekim ayları arasında dünyanın en ünlü sanatçılarının çalışmaları, Giardini Pavilion'daki Sanat Bienalinde ziyaretçileri ile buluşmaktadır.
NapoliMuseo Nazionale, Kraliyet Sarayı, Katedral, Castel Nuovo ve antik Kartaca San Marino manastırı. Şehirden yakın çevreye yapılacak gezilerle Ziyaretçiler, Ercolano, Pompeii, Amalfitana Sahilleri, Sorrento, Paestum ve 18 yüzyıl Kraliyet sarayı (La Reggia) ile Caserta'yı görme olanağı bulabilirler. Tekne veya feribot ile ise İschia ve Capri adaları da rahatlıkla gezilebilir.
GenovaMilano'nun hemen güneyinde, Kolomb'un doğum yeri, Liguria Sahillerine (veya Italyan Rivierasına) açılan kapı.
Piza (Pisa)1350 yılında yapımı tamalanan meşhur Eğik Kulesi (Torre Pendente) 'ne ev sahipliği yapan Piza, Floransa'ya yaklaşık 90 km uzaklıkta, Arno Irmağının denize döküldüğü yerde bulunmaktadır. Bu Romanesk beyaz mermerli çan kulesinin eğik olmasının iki ihtimali bulunmaktadır; Ya yapının temelinde bulunan toprak zeminin yumuşak olması ya da temel inşaatı hatası.
Aynı zamanda Galileo'nun doğum yeri olan Piza, Byron'a göre bir zamanlar Don Juan'ın da yaşadığı mekandı.
MilanoLombardia'nın Göller Bölgesine yakın, Scala Tiyatrosu, beyaz mermerli Katedrali, Sforza Kalesi, Sant'Ambrogio Bazilikası ve Leonardo'nun Son Yemek Sahnesi'nin bulunduğu S. Maria delle Grazie Kilisesi ile İtalya'nın ticaret, endüstri, müzik ve kültürel merkezi.
RavennaGalla Placidia Mozolesi, Katedral Vaftizhanesi, Basilica di San Vitale, S. Apollinare Nuova ve S. Apollinare in Classe Bazilikaları ile Bizans sanatının eşi bulunmaz mücevheri.
TorinoAlp dağları manzaralı Po Irmağının kenarında bulunan Torino, İtalya Birliği'nin ilk başkentidir. Via Roma caddesinde zarif ve şık alışveriş mağazaları önemli bir kültür ve artistik merkezdir.
Ziyaretçiler, Piazza San Carlo, Palazzo Madama (eski sanatlar müzesi), Mısır Müzesi, San Giovanni (John) Katedrali, Kraliyet Sarayı ve Valentino Parkı ile Kalesini gezebilirler.

Diğer önemli şehirler: sanat mücevhevleri ile Siena; panoramic manzaralı tepe kasabaları Perugia ve Assisi; üniversiteleri (Avrupa'nın en eskisi) ile meşhur kemerli ortaçağ şehri ve lezzetli yemekleri ile Bologna; siyah ve beyaz mermerle inşa edilmiş ihtişamlı Katedrali ile Orvieto; Kuzeyde, Bergamese Alplerinin eteklerinde olağandışı konumu ve anıtları ile Bergamo; ve yunan tapınakları ile Sicilya.Sardinia (Sardunya), İtalya'nın bir başka büyük adası olup ülkenin batısında bulunmaktadır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
29/8/2008 · Kategori: seyahat

İşte "Amerika'nın tatil kampı." Dünyanın
bu en güzel adalar topluluğunu ziyarete
gelenlerin çoğu Amerika ve Japonya'dan.
Birbirinden güzel ve 'sıcak' sekiz adadan
oluşan Hawaii'de çölden yağmur ormanlarına
(Amerikalıların bozkıra çöl dediklerini unutmamalı),
turkuaz rengi denizden engebeli dağlara doğanın tüm
güzellikleri birarada.

Ayak bastığınız andan itibaren doğa sizi içinizden
kıskıvrak yakalıyor! Zaten mükemmel otel odasında
bile şöyle bir uzanıp dinlenmek istemeden başlıyorsunuz,
"Dışarı çıkmalı, çevreyi gezmeli, tekne tutup dolaşmalı
, balık tutmalı, kayaların üzerinde yürümeliyim," demeye
. Cindy Crawford, Kate Moss ve Naomi Campbell işte bu
yüzden tatil için Bahama Adaları'nı tercih ediyor.Başkent
Nassau, topluluğun en önemli adası olan New Providence
Adası; buradan bütün adalara ulaşmak mümkün.
Balık çeşitlerinin ağırlıkta olduğu Bahama mutfağının en
önemli sebzesi, salatalık. Bacardi romuyla hazırlanan kokteylleri
ise harika! Bahamalar için 'su altı Hollywood'u' da deniyor.
Su altı florası, rengarenk balıkları ve Hollywood yapımcılarını
buraya
çeken batıkları ile bütün amatör dalıcıların da gözdesi. Dalmak istemiyorsanız, Paradise Island' daki dev Atlantis akvaryumunda
su altı canlılarını izleyebilirsiniz. Nassau' daki dükkanlarda her şeyi bulabiliyorsunuz. Konaklama için Super Clubs Breezes (+ 242 327 53 56); Hotel Higgins Landing (+ 242 357 00 08) şık ambiyansları ile tercih edilebilecek ideal mekanlar.


Nassau Sepetçiler Çarşısı çok renkli: Hasır şapkalar, çantalar,
el sanatı objeler, batik giysiler ise karşı koyulamayacak kadar güzel.
Konum:
Karayipler'de, Kuzey Atlas Okyanusunda adalar grubu, Florida eyaletinin güneydoğu kıyısı açıklarında, Küba ve Hispaniola`nın kuzeyinde yer alır.
Haritadaki konumu:
Orta Amerika ve Karayiplerİklimi:
İki mevsimli yumuşak astropik iklimi büyük ölçüde Stream
Körfezi Akıntısı ile Atlas Okyanusu meltemlerinin etkisi
altındadır. Kasırga mevsimi Temmuz ortalarından kasım
ortalarına kadar sürer.
Arazi yapısı:
Bahamalar, güney ve batısındaki karalardan derin kanallarla
ayrılan bir denizaltı yükseltisinin su üstüne çıkmış
uzantılarından oluşur. Adaların kıyıları mercan
kayalıklarıyla çevrilidir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »